ALABALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ

ALABALIK YETİŞTİRİCİLİĞİ

Alabalık soğuk, berrak, oksijence zengin akarsu, göl ve diğer kaynaklarda yaşamayı seven bir tatlı su balığıdır.
Dünyada ve ülkemizdeki su kaynaklarında bir çok alabalık türü mevcuttur.
Bunlar: alp, kahverengi, deniz, göl, kesik boğaz, kaynak ve gökkuşağı alabalık türleridir.
Yetiştiriciliği en yaygın şekilde yapılan ve en iyi ekonomik kazanç sağlayan tür hepimizin yakından tanıdığı gökkuşağı alasıdır.
4 Gökkuşağı alasının yüksek uyum ve yemden yararlanma yeteneğinin yüksek olması,
4 Suni yöntemlerle yumurta alımının kolaylığı,
4 Kuluçka süresinin kısa olması ve
4 diğer alabalık türlerine oranla hastalıklara karşı daha dayanıklı olması nedeniyle yetiştiricilikte tercih edilir.
Alabalık işletmesi kurarken yer seçiminde bir takım kriterler göz önüne alınmalıdır.
Alabalık işletmesi kurulacak arazide
• İşletme için gerekli miktar ve nitelikte su bulunmalıdır.
• Toprak havuzlar inşa edilecekse, toprak suyu geçirmemelidir.
• Arazi mümkün olduğunca düz olmalıdır. Ancak suyun cazibe ile akabilmesi için %0,2 civarında meyilli olmasında yarar vardır.
• İşletme kurulacak yerlerde üretimi olumsuz etkileyecek madencilik, orman işletmesi veya tarımsal üretim gibi faaliyetler olmamalıdır.
• Yerleşime açık yerlerde tesis kurmaktan kaçınılmalıdır.
• Arazi, sel ve taşkına maruz kalmamalıdır.
• Aynı kaynaktan başka üreticiler de yararlanıyor ise, su kullanımında birlikte hareket edilmelidir.
• Yer, pazara yakın ve ulaşıma açık olmalıdır.
• Elektrik ve telefon imkanı bulunmalıdır.
• Yasal yönden herhangi bir problem olmamalıdır.
Alabalık işletmesi kurulacak arazi seçimi doğru yapıldıktan sonra, mevcut suyun durumu da değerlendirilmelidir.
İşletme yılda 1 ton alabalık yetiştirmek için ağustos-eylül aylarında enaz 3-4 lt/Sn’lik su girişine sahip olmalıdır.
Su debisi, kaynağın en düşük akış oranında olduğu Ağustos-Eylül ayları veya daha önceki yılların kayıtlarına göre hesaplanmalıdır.
Eğer suyun debisi yeterli ise, suyun kimyasal özelliklerinin belirlenebilmesi için uzman bir laboratuara analiz yaptırılmalıdır.
Suyun pH’sı nötr ya da hafif alkali olmalıdır.
Suyun sertliği özellikle yumurtaların açılması için önemli olduğundan 15-20 mg/lt’den yüksek olmamalıdır.
Suyun sıcaklığı yetiştiricilik modeline göre değişmektedir. Örneğin; yavru üretimine ağırlık verilecekse 8-11°C, semirtme işlemi amaçlanıyor ise, 12-18°C olmalıdır.
Su da çözünmüş oksijen, su sıcaklığına bağlı olarak değişmekte olup, en uygun çözünmüş oksijen 8.5-9 mg/lt’dir.
Bir alabalık işletme ünitesi
� Kuluçkahane
� Alabalık havuzları
� İşletme binası olmak üzere üç ana birimden oluşur.
Kuluçkahane binası bir alabalık tesisinin beynidir.
Kuluçkahanede sağım yeri, yavru çıkış ve ön besleme yalakları veya inkubatörler bulunur.
Kuluçkahane çıkış yalakları fazla büyük olmamalı, genellikle 3.0 x 0.5×0.25 metre ebadında olmalıdır.
Kuluçka yalaklarına döllenmiş yumurta ya da keseli larvaların korunması için 30x40x10 cm. veya 30x50x10 cm ebatlarında tablalar yerleştirilir.
Tablaların yan tarafları kapalı, altları göz açıklığı 1.5-2 mm.lik telle kaplı olmalı, tablalar arası kapaklarda su; alttan girip üstten çıkacak şekilde düzenlenmelidir.
Kuluçka tablalalarına yumurta koyarken tek sıra olmasına dikkat edilmelidir. Alabalık yumurtaları 3.5-5.5 mm çapında olduğundan 1 m2’lik yüzeye 40-60 bin adet yumurta konulabilir.
Dikey kuluçka dolapları ise az yer kaplamaları ve kullanımlarının kolay olması nedeniyle tercih edilmektedir. Bunlar üst üste istiflenmiş plastik çekmecelerden ibaret olup, her bir dolapta 10-12 adet tepsi kullanılabilir.
Bir dikey kuluçka dolabında bir kerede 1.5-2 lt/dk. Debilik su ile 100.00-120.000 adeğt yumurta kuluçkaya alınabilmektedir.
Alabalık havuzları, kullanma amacına ve mevcut imkanlara göre farklı malzemelerden yapılır ve farklı büyüklüklerde olabilir. Genelde küçük, dar ve uzun kanal şeklindeki havuzlar tercih edilir, ayrıca son yıllarda yuvarlak fiberglas havuzlar da kullanılmaktadır.
Havuzların yapımında ana prensip; temizleme, yemleme ve hasada uygunluk olmalı, havuzların taban meyli binde bir dolayında olmalı, yan kenar meyilleri ise 1/1,5 olarak yapılmalıdır.
Havuzların giriş ve çıkışları ayrı tutulmalı, bir havuzdan çıkan suyu tekrar kullanmaktan imkanlar dahilinde kaçınılmalıdır. Havuzlardaki mevcut su günde en az 4-5 kez tazelenecek şekilde planlanmalıdır.
Bir alabalık işletmesinde
v Yavru büyütme havuzları
v Damızlık havuzları ve
v Semirtme havuzları bulunmalıdır.
Semirtme havuzları da
• Toprak havuzlar
• Fiberglas tank havuzları
• Betonarme semirtme havuzları olarak sınıflandırılabilir.
İşletme binası ise bakıcıların kaldığı yer, yem deposu ve yem hazırlama bölümü ile alet ve ekipmanların konulduğu kısımlardan oluşur ayrıca işletme binasında idari büro da yer alabilir.
En verimli alabalık anaçları 3 yaşındaki dişi damızlıklardır. Damızlık sürüsü 4-5 yaşına kadar kullanılsa da yaş ilerledikçe yumurta verimi ve kalitesi düşer.
Damızlıklar m3’e 2 balık gelecek şekilde stoklan malıdır.
Bu nitelikteki balıklar, özellikle sağım öncesi 6 ay süresince iyi beslenmeli, bilhassa aşırı yemlemeden kaçınılmalı ve sağımdan 1 ay önce erkek ve dişiler ayrılmalıdır.
Ülkemiz koşullarında alabalıklar genelde Kasım-Şubat ayları arasında yumurta vermektedir. Son yıllarda ise ışık rejimi uygulaması ile bir yıl içinde birkaç kez yumurta almak mümkün olmaktadır.
Üreme sezonunda erkek ve dişiyi ayırmak oldukça kolaydır. Dişilerin cinsiyet deliğinin etrafı kırmızılaşıp karınları şişkinleşir.
Erkeklerin ise vücutları yassı ve alt çeneleri kanca şeklinde yukarı doğru uzar.
Sağım zamanının tam olarak tespiti için ayrılan dişi ve erkeklerde her hafta sperm ve yumurta kontrolleri yapılır. İyice olgunlaşmış olanlar sağıma alınırlar.
Dişi ve erkek balıkların karınlarını sıvazlamak suretiyle yumurta ve spermaların alınması işlemine sağım diyoruz.
Anaçların vücut büyüklüğüne göre sağım bir ya da iki kişi tarafından gerçekleştirilir.
Dişi balıkların cinsel açıklık çevresi bir havlu ile kurulanır. Sonra kuru bir kap içine önce dişi balıkların yumurtaları sağılır. Sağılan yumurtaların üzerine birkaç farklı erkeğin spermi sağılarak parmak ucu veya bir kaz teleği ile karıştırılır. Bu işlemden 5-7 dakika sonra az bir su ilave edilerek tekrar karıştırılır. Bu işlemler yapılırken kapların üzeri kapatılarak yumurtaların ışık almaması sağlanır. 15-20 dakika bekledikten sonra, yumurtalar temiz su ile yıkanır.
Yıkama işleminden sonra yarım saat yumurtaların su alıp sertleşmesi için beklenir.
Ölü yumurtalar beyaz bir renk aldığı için canlılardan kolayca ayırt edilebilirler. Kuluçka eleklerine konmadan önce ölü yumurtalar sifon lama ile alınmalıdır. Yumurtalar döllendikten yaklaşık 28 saat sonra hassas döneme girdiğinden gözlerinin siyah noktalar şeklinde oluştuğu döneme kadar yumurtalarla fazla oynamamak gerekir. Gökkuşağı alabalığında gözlenme süresi 14°C su sıcaklığında 14-15 gündür.
Yumurtaların açılma süresi suyun sıcaklığına ve balık türüne göre değişik. Gökkuşağı alabalığı yumurtalarından yavru çıkışı 4.5-15°C’de 8-10 gün arasındadır. Açılan yumurtadan çıkan yavrular bir müddet keseli halde yaşamlarını sürdürürler. Hassas dönemde ölü yumurtaları temizleme sırasında canlı yumurtalar zarar göreceği için yumurtalar gözlenene kadar periyodik olarak ilaçlanarak yumurtaların mantar ile kaplanmasına engel olunmalıdır.
Bunun için 2 mg/lt dozda malahit yeşili ile bir saat süreli, iki günde bir ilaçlama mantar gelişimi engellenebilir.
Ayrıca yumurtalar başka çiftliklerden alınmış ise veya anaçtan yumurta vasıtası ile yavrulara intikal edebilecek bazı rahatsızlıklara, engel olmak amacı ile yumurtalar kuluçka yerlerine alınmadan önce bir iodofor ile dezenfekte edilmelidir. Yumurtalar 10 dakika süre ile 1: 300’lük wescodin veya 1: 100’lük Bufodin çözeltisine daldırılır.
Gözlenmeden sonra bütün yumurtalar açılıp yavruların tamamı çıkana kadar yaklaşık 7-10 gün her gün ölü yumurtalar ve kabukları ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Yumurtaların tümü açıldıktan sonra keseli larvalar yalaklara yerleştirilmiş olan eleklere aktarılırlar. Yavrular su sıcaklığına bağlı olarak 2-6 hafta süre için besin keselerinden beslenirler. Bu dönemde yalaklar belirli sürelerle temizlenip, ortamdaki ölü larva ve yumurta artıkları sifon lama ile uzaklaştırılır. Zamanla besin kesesini tüketen yavrular, yüzmeye başlayarak eleklerin yanlarından yalağın içine geçerler. Bu andan itibaren yavruların hepsu su yüzeyine çıkarak hava keselerini doldurmaya ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle yalaklardaki su derinliği 10 cm’yi geçmemelidir.
Yavrular suni yeme besin keselerini tamamen tüketmeden başlatılırlar. En ince toz yem baş ve işaret parmağı arasından nazikçe bırakılarak balıkların davranışı izlenir ve buna göre yemleme işlemine belli aralıklarla devam edilir.
Erken dönemde yavrular mümkün olduğunca sık fakat az yemlenirler. Burada amaç, yavruların sindirim organlarının gelişmesine uygun davranmaktır.
Yavrular yalaklara takriben m2’ye 10.000 adet dolayında stoklanır. Suni yeme alıştırılmış bir aylık yavrular semirtme tanklarına alınırlar. Tanklarda su debili 1 lt/dk, stoklama oranı ise 25 kg/m3 düzeyinde olmalıdır.
Gökkuşağı alabalığının büyütülmesinde şu şartlar göz önünde bulundurulmalıdır:
• Yavrulara ilk besleme döneminde vücut ağırlıklarının yaklaşık %10’u dolayındaki yem günde 8-10 kez sıklıkla verilir.
• Günlük verilecek yem miktarı, suyun sıcaklığına ve balığın büyüklüğüne göre ayarlanmalıdır.
• Değerlendirilmeyen yem atıkları ve balık atıkları günlük olarak ortamdan uzaklaştırılmalıdır. Toz yemlemeden belli bir dönem sonra granül yavru yemleri kullanılır.
• Balıklar parmak boya ulaşınca 5-7 cm veya 3-4 gr ağırlığa geldiğinde 2 mm’lık pelet yeme geçilmelidir. Balıkların boyu büyüdükçe yemin pelet yeme geçilmelidir. Balıkların boyu büyüdükçe yemin pelet boyu da büyütülmelidir.
• Balıklar genç dönemde hızla büyüdükleri için belli aralıklarla boylama ve seyreltme işlemine tabi tutulmalıdır.
• Gökkuşağı alabalığı suyun sıcaklığına bağlı olarak 9-15 aylık bir sürede Pazar boyuna yani 200-250 gram ağırlığa ulaşabilmektedir.
• Alabalıklar porsiyonluk boya ulaşınca, günlük yemleme sıklığı ikiye düşürülmelidir.

SU ÜRÜNLERİ AVLANMA YÖNTEMLERİ VE UYGUN AĞ MODELİNİN TESPİTİ
Dünya toplam su ürünleri üretimi 1910’lu yıllarda 4 milyon ton düzeyinde iken, bu miktar 1960’da 38 milyon ton, 1976’da 73.5 milyon ton, 1990 yılında 99 milyon ton ve 1997 yılında 122 milyon ton olarak gerçekleşmiştir.
Ülkemiz yaklaşık bir milyon 300 bin hektar alanlık göl, gölet ve baraj gölü 177 bin 714 kilometrelik akarsu potansiyeli ile oldukça zengin bir içsu ürünleri üretim sahasına sahiptir. 1999 yılı istatistiklerine göre, toplam deniz ve iç sularda üretimimiz 636 bin 824 ton olup, bunun 50 bin 190 tonu içsularımızdan avcılık yolu ile elde edilmektedir.
Fırat ve Dicle nehir sistemlerinin içinde bulunan GAP Bölgesinde, 2235 kilometre uzunluğunda nehir, 6481 hektar doğal göl ve DSİ tarafından inşası tamamlanarak işletmeye açılmış, yaklaşık 126 bin 592 hektar baraj gölü bulunmaktadır.
GAP Bölgesinde hali hazırda 19 adet baraj gölü işletmeye alınmış olup, bunların toplam yüzey alanı yaklaşık 126 bin 592 hektardır. Yüzey alanı yaklaşık 9311 hektar olacak 4 adet baraj gölü ise inşa halinde olup planlanan 21 adet baraj gölünün de devreye girmesiyle doğal göl ve göletlerle birlikte yaklaşık 204 bin 216 hektarlık su alanı oluşturulacaktır.
Bu alan, ülkemiz toplam iç su (göl, baraj gölü ve gölet) alanının yaklaşık %17’sidir. Bölgedeki su kaynaklarının fazla olmasına karşın bölge, gerek üretim gerekse tüketim açısından diğer bölgelere oranla çok düşük seviyededir. GAP Bölgesinde elde edilen su ürünleri üretim miktarları, baraj göllerinin aşamalı olarak devreye girmesi ve buralarda yapılan balıklandırma çalışmalarıyla artış gösterecektir. Halihazırda 900 ton civarında olan su ürünleri istihsalinin GAP projesinin tamamlanmasıyla birlikte 8000 tondan fazla olacağı tahmin edilmektedir. GAP bölgesinde bulunan rezervuarlarda aynalı sazan, pullu sazan, musul sazanı, tatlısu kefali, in balığı, yayın, bıyıklı balık, siraz, benekli siraz, bizir, şabut, kababurun türleri yaygın olarak bulunmaktadır.

İçsu ürünleri avcılığında yaygın olarak kullanılan av araç gereçlerini ağlar, pinterler ve oltalar olarak sınıflandırabiliriz.
AĞ’LAR
Uzatma ağları balıkların solungaçlarından veya diğer vücut bölgelerinden ağ gözüne takılmaları ya da ağ’a vurdukları esnada yaptıkları hareketlerle ağ’a sarılarak yakalanmalarını sağlayan ağ’lardır.
Tatlısu balıklarının avcılığında kullanılan bu ağlar, mantar ve kurşun yaka yardımıyla su ortamına set oluşturacak şekilde bırakılır. Yapısal olarak mantar yaka, ağ (tor), kurşun yaka olmak üzere üç ana bölümden oluşur:
Mantar Yaka: Yaka ipi üzerine belirli aralıklarla dizilmiş mantar yüzdürücülerden oluşmaktadır. Ağın üst kenarı yaka ipine donatılarak suda dikey konumda askılı vaziyette kalmasını sağlar.
Ağ (tor) Kısmı: Esas olarak tor ağlardan oluşur. Belirli göz yüksekliğinde ağ yaka boyunca devam eder. Göz açıklığı ve ip kalınlığı avlanılacak balık türüne göre değişiklik gösterir.
Kurşun Yaka: Ağ’ın alt kenarında, üzerine belirli aralıklarla kurşunlar yerleştirilen ve yaka ipine donatılan kısmıdır. Ağın istenilen bölgeye inmesi, gergin durması bakımından önem taşır.
Uzatma ağ’larını, fanyasız ve fanyalı oluşlarına göre sade uzatma ağ’ları ve fanyalı uzatma ağ’ları olarak ikiye ayırmak mümkündür.
Sade uzatma ağ’ları, mantar ve kurşun yaka arasına donatılmış tek kat ağ’dan (tor ağ) oluşur. Ağ’ın göz açıklığı avlanacak balığın başının geçip vücudunun geçemeyeceği genişliktedir. Ağ gözü açıklığı balığın vücut ve baş yapısına bağlı olarak bu ağ’larda balıkların yakalanması;
1- Gözlerin arkasından
2- Solungaç kapaklarının arkasından
3- Sırt yüzgecinin önünden
4- Dişler, bıyıklar, yüzgeçler veya başka şekillerde dolanmak suretiyle dört şekilde gerçekleşmektedir.
İlk üç yakalanma şeklinde, balığın büyüklüğü ile ağ gözü açıklığı arasında direkt bir ilişki olmasına rağmen dördüncü yakalanma şeklinde daha çok balığın dış yapısındaki çıkıntılar etkili olmaktadır.
Ağ’ların derinliği, avlanacak balık türlerinin özelliklerine ve avcılık sahasının derinliğine göre belirlenmektedir.
Fanyalı Uzatma ağında, tor ağ’ın bir veya iki yanına birden, göz açıklığı tor ağ’dan oldukça büyük fanya ağ’ı eklenerek oluşturulur. İhtiva ettikleri fanya ağı sayısına göre tek veya çift fanyalı olabilmektedir.
Çift fanyalı ağ’lar, tor ağın her iki yanına fanya konularak kurşun ve mantar yakaya donatılmak suretiyle oluşturulmuştur. Ülkemiz göl ve barajlarında Sazan, Kefal, Bıyıklı Balık, Sudak, Levrek balıklarının avcılığında büyük ölçüde bu ağ’lar kullanılmaktadır.
Uzatma Ağ ile Avcılık Yöntemi
Bu ağ’lar genellikle, akşamüzeri dökülüp ertesi günü gölden çekilmektedir. Ancak, av veriminin düşük olduğu göllerde yapılan avcılıkta göle dökülen ağ’lar su sıcaklığının düşük olduğu dönemlerde birkaç günde bir çekilmektedir.
Ağ’lar, rüzgar ve akıntının durumuna göre sahile dik olarak diğer bir ifade ile balığın geliş istikatemine dik dökülürler. Göle dökümünde ilk iş olarak, dökülecek ağ’ın kurşun yaka ipine ağırlık, mantar ipinin ucuna da en azından su yüzeyine çıkabilecek uzunlukta ipe bağlı bir şamandıra bağlanır ve göle bırakılır. Birbirine yaka iplerinden uç uca eklenen ağ’lar seri şekilde bırakılır. Ağırlık ve şamandıralar ağların su içerisinde düzgün durmasının ve akıntılarla sürüklenmemesini sağlarken aynı zamanda şamandıralar yardımıyla ağ’ın yeri de işaretlenmiş olur. Ağ’ın gölden çekiminden ise dökümün tersi bir uygulamayla ağ’lar gölden çekilerek balıkçı teknesine alınır ve yakalanan balıklar temizlenerek tekrar döküm için hazırlanır.
Pinterler
Kerevit ve yılan balığı avcılığında kullanılmaktadır. Pinterler tek ve çift girişli olarak sınıflandırılmaktadır.
Tek Girişli Kerevit Pinteri: Yemsiz olarak kullanılır. İlki yarım daire şeklinde beş adet çemberin üzerinin ağ’a kapatılması ile oluşturulur. Pinterin içerisine kerevitin girmesine yardımcı olacak fakat çıkışını engelleyici iki adet huni oluşturulur. İlk huni, birinci çemberden ikinci çembere doğru daralan kesik koni biçiminde uzanmaktadır. İkinci huninin genişliği birincisine göre daha dar olup, üçüncü çemberden dördüncü çembere doğru uzanır. Karşılıklı iki pinter, aralarına yerleştirilen kereviti yönlendirici germe ağ yardımıyla birleştirilir. İkişerli olarak donatılan pinterler birbirlerine seri şekilde bağlanarak takım oluşturulur.
Çift Girişli Kerevit Pinteri: Aynı eksen üzerinde yer alan dört adet tel çember ve üzerini silindir şeklinde kapatan ağdan oluşur. Ağ’lar, her iki uçtan içeri doğru daralan kesik koni şeklinde ikinci çemberlere bağlanır. Bu şekilde hazırlanan pinterler seri şekilde birbirine eklenerek istenilen sayıda bir takım oluşturulur.
Balık Pinterleri: Sığ sularda balık avcılığında kullanılmaktadır. Pinterler tek girişli olup, iki pinter arasında balığı pinterlere girmesini sağlayan yönlendirici bulunmaktadır. Pinter çemberler üzerine ağ’la kapatılmasıyla oluşur. Pinter içerisinde balığın girmesine yardımcı olacak fakat çıkışını engelleyici iki adet huni oluşturulur. İlk huni, birinci çemberden ikinci çembere doğru daralan kesik koni biçiminde uzanmaktadır. İkinci huninin genişliği birincisine göre dar olup, balığın çıkışını engeller. İkişerli olarak donatılan balık pinterleri iki ucundan sabitleyicilerle (kazık, kamış, dal v.s.) iyi bir şekilde gerdirilir. İki pinter arasındaki yönlendirici tabana dikey olarak kurulmalıdır.
Bu tip pinterle kerevit avcılığı yemli olarak yapılmaktadır. Yem olarak, genellikle kepekli un, bazen kan ve tuz karışımından hazırlanan yemler kullanılmaktadır.
Pinter ile Avcılık
Kerevitler kıyıya paralel olarak hareket eden canlılardır. Bu nedenle, pinterler kıyıya dik olarak dökülür. Seri olarak birbirine eklenen pinterlerin ilkine bir ip yardımıyla ağırlık ve şamandıra bağlanarak göle bırakılır. Pinterlerin göle döküm işlemi bitince, son pintere bağlanan ipe de ağırlık ve şamandıra bağlanır, daha sonra gerdirilmek suretiyle düzgün durması sağlanarak bırakılır. Döküm esnasında çift girişli pinterlerin içerisine önceden hazırlanan yemler konur.
Tek girişli pinterlerle avcılıkta, pinterle karşılaşan kerevitler yönlendirici germe ağ yardımıyla içerisine girmeye zorlanır. Çift girişli pinterlerle karşılaşılan kerevitler ise, pinter içerisindeki yemin kokusunu hisseder veya görerek hunilerden içeri girerler. Göle bırakılan pinterler genellikle ertesi günü yoklanır, yakalanan kerevitler alınır.
Oltalar
Su ürünleri avcılığında gerek sportif gerekse ticari balıkçılıkta oltalar yaygın olarak kullanılmaktadır.
Oltalar, iğne ve kancalar, beden malzemesi (misina), fırdöndü, batırıcılar, yüzdürücüler, yönlendirici ve destek malzemelerinin biraraya getirilmesi ve donatılması ile hazırlanır.
Balıkların olta iğnesini ısırması, yutması veya tutulması suretiyle avlanma gerçekleşir. Olta avcılığının başarısı balık davranış biçimleri yanında, avcılığı yapan kişinin teknik ve deneyimine, kullanılan malzemenin uygunluğuna ve sağlamlığına bağlıdır.
Bir olta iğnesi; Uç, dirsek ya da boyun, beden, pala ve tırnak olmak üzere beş kısımdan meydana gelmektedir. Bu beş kısım birçok yapı farklılıkları taşır. Bu farklar avlanma etkinliğini maksimuma çıkarma amacı ile geliştirilmektedir.
Olta takımlarının en aktif malzemesini iğneler oluşturur. Balık ve diğer su ürünleri iğneye takılmak suretiyle avlanmaktadır. İğnelere esas olarak suya dayanıklılık, burkulma, darbelere karşı mukavemet ve avlanma etkinliği en önde gelen kriterlerdir. Bunun yanında iğnenin teknik özelliklerinin avlanacak türe uygunluğu büyük önem taşır.
Olta iğnelerinin seçiminde avlanacak balığın türüne ve büyüklüğüne göre karar verilmelidir. Genel olarak iğnelerin boyutları numara ile ifade edelir. Aynı numaraya sahip bir iğne farklı firmalarca değişik boyutlarda üretilebilmektedir.
Ülkemizde kullanılan olta iğneleri genelde 1 den başlayarak 24’e kadar numaralanmış olup, bu sistemde numara yükseldikçe iğne küçülmelidir.
Diğer taraftan birden başlayıp 1/0.2/0 şeklindeki numaralama ise numara yükseldikçe iğne büyümektedir. Küçük iğneler 1-24 arası 1/0-15/0 arası boyutlarda üretilir.
Paraketa
Paraketalar, özellikle demersal balıkların (sudak, turna ve yayın gibi) avcılığında kullanılmaktadır.
Sudak balığı avcılığında kullanılan paraketa; ana beden, köstek ve iğneler olmak üzere üç ana kısımdan oluşur. Paraketa takımı oluşturulurken ilk olarak, paraketa iğnelerin üzerine dizileceği ahşap paraketa tablası hazırlanır. Poliamid ipten oluşan ana bedene her 1,5 metrede bir 0,5 metre uzunluğunda 210×6 numara köstek ipi bağlanır. Her köstek ipinin ucuna da 2 numara olta iğneleri bağlanarak paraketa tablasına dizilmek suretiyle yerleştirilir. Paraketa ile sudak balığı avcılığı oldukça meşakkatli bir iş olmasına rağmen, paraketa takımlarının iğne sayıları 500 ile 2000 arasında değişmektedir.
Paraketa ile sudak balığı avcılığında olta iğnelerine yem olarak sudak eti, balık gözü, sülük, canlı kurbağa yavrusu, sivrisinek balıkları ve diğer bazı canlı balık yavruları takılır. Sudak balığının en çok tercih ettiği yem canlı yemlerdir. Ancak her zaman için yeterli canlı yem temini mümkün olmamaktadır. Yemlenen iğneler paraketa tablası üzerine dizilir ve paraketa atımı hazırlanır.

SU ÜRÜNLERİ KANUNU
KANUN NO: 1380
SU ÜRÜNLERİ KANUNU (*)
Kabul Tarihi: 22 Mart 1971
Resmi Gazete ile Neşir ve İlânı: 4 Nisan 1971 – Sayı: 13799
5.t. Düstur, c.10 – s.2056

_____

(*) 1. Bu Kanunda geçen “Ticaret Bakanlığı” ile “Tarım Bakanlığı” deyimleri ile “Tüzük” deyimi 15 Mayıs, 1986 tarih ve 3288 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle “Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı” ve “Yönetmelik” olarak değiştirilmiştir. 2. 15 Mayıs 1986 tarih ve 3288 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi gereğince 1380 sayılı Kanun ile bu Kanunda geçen Yönetmelik Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde hazırlanarak yayımlanır.
_____
BÖLÜM – I
GENEL HÜKÜMLER

ŞÜMUL MADDE 1 – (Değişik: 3288 – 15.5.1986) Bu Kanun su ürünlerinin korunması, istihsali ve kontrolüne dair hususları ihtiva eder.

TARİFLER MADDE 2 – Bu kanunda geçen terimlerin tarifleri aşağıdadır: Su ürünleri: Denizlerde ve içsularda bulunan bitkiler ile hayvanlar ve bunların yumurtalarıdır. (Kara Avcılığı Kanunu şümulüne giren hayvanlar hariç) Su ürünleri müstahsilleri: Deniz ve içsularda su ürünleri istihsal eden gerçek ve tüzel kişilerdir. İstihsal yerleri: Su ürünlerini istihsale elverişli olan ve içinde veya üzerinde her hangi bir istihsal vasıtası kurulabilen, kullanılabilen su sahalarıdır. İstihsal vasıtaları: Su ürünlerinin istihsalinde kullanılan gemiler ile her türlü malzeme, teçhizat, alet, edevat, yemler, takım ve tesislerdir. İçsular: Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, regülâtörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar, üretme ve yetiştirme yerleridir. Lâgünler: Denizle irtibatı ve denizin etkisi altında bulunan göllerdir. Mansaplar: Akarsuların göl veya denizlere açıldığı bölgelerde akarsuyun etkisi altında kalan su ürünleri istihsaline elverişli sahalardır. Üretme ve yetiştirme yerleri: Su ürünlerini üretmek ve yetiştirmek için yapılan tesislerdir. Dalyan yeri: Bir veya müteaddit sabit yahut muvakkat dalyan kurmaya elverişli istihsal sahalarıdır. Sabit dalyan: Denizlerde ve içsularda su ürünleri istihsal etmek için kazık, çit, çubuk, tel, taş veya beton ve benzeri manialarla çevrilmek suretiyle, sınırları değişmeyecek şekilde kurulan veya tabiî olarak çevrilmiş su sahalarından meydana getirilen diple irtibatlı tesislerdir. Muvakkat dalyan (Yüzer): Şamandıra, duba, tekne ve saireye bağlı ağlarla çevrilmek suretiyle kurulan su mahsulleri istihsaline mahsus tesislerdir. Voli yeri: Deniz ve içsularda su ürünleri istihsaline elverişli, sahile bitişik ve sınırları belili su sahalarıdır. Dip trolu: Bir veya daha çok gemiler ile çekilmek suretiyle zemin üzerinde sürütülerek dip su ürünlerini istihsale mahsus trol ağları ve bu ağlarla yapılan su ürünleri istihsalidir. Orta su trolü: Münhasıran göçmen balıkların istihsaline mahsus, dibe temas etmeksizin suyun ortasından veya yüzüne yakın kısımdan çekilen trol ağları ve bunlarla yapılan su ürünleri istihsalidir. Kombine trol: Dip ve orta su trolünü yapmaya elverişli trol ağları ve bunlarla yapılan su ürünleri istihsalidir. Gemi: Tonajı ve adı ne olursa olsun, denizlerde ve içsularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, salmavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilûmum yüzer vasıtalardır.
BÖLÜM – II
SU ÜRÜNLERİ İSTİHSALİ

A) SU ÜRÜNLERİ İSTİHSAL RUHSATI RUHSAT TEZKERESİ MADDE 3 – Su ürünleri istihsalini bir nizama bağlamak maksadıyla (Su ürünleri ruhsat tezkeresi) ihdas olunmuştur. Su ürünleri müstahsili gerçek kişiler kendileri için ve tüzel kişiler, tüzel kişilikleri adına ruhsat tezkeresi almak zorundadırlar. Su ürünleri istihsalinde kullanılan gemiler için bunların sahip veya danatanları da, ayrıca ruhsat tezkeresi almakla mükelleftirler. Ruhsat tezkereleri ilgili dairelerin mütalâası alınmak suretiyle valiliklerce verilir. Ruhsat tezkerelerinin talep vukuunda ilgililere gösterilmesi mecburidir. Orman bölgelerinde veya sulama tesislerinin bulunduğu sularda su ürünleri istihsal edecek müstahsiller, ruhsat tezkerelerini mahallî orman ve Devlet Su İşleri Teşkilâtına önceden vize ettirmeye mecburdurlar. (Değişik 7. Fıkra: 3288 – 15.5.1986) Ticarî amaç dışı veya spor maksadıyla yasak olmayan bölgelerde ufak vasıtalarla su ürünleri istihsal edecek Türkler ve yabancılar ruhsat tezkeresi almak zorunda değildir. Bunların avlanma usul ve esasları ile ilgili hususlar yönetmelikle düzenlenir. Ruhsat tezkerelerinin verilme tarzı, şekil ve muhteviyatı ile müddeti ve yenilenmesine ait esaslar bir yönetmelikle tespit olunur. Bu maddedeki tezkereler (hiçbir haç ve resim alınmaksızın) verilir. (*) Denizde can ve mal koruma hakkındaki 4922 sayılı kanun ile buna müteferri tüzük ve yönetmelik hükümleri saklıdır. (*) Bk. Kanunun 3, 19, 23 ve 24 ncü maddelerine dayanılarak düzenlenip Bakanlar Kurulunun 28.6.1973 tarih ve 7/6719 sayılı kararnamesiyle yürürlüğe konulan (SU ÜRÜNLERİ TÜZÜĞÜ), T.C. Tüzükleri: c.4 – s.71 B)

SU ÜRÜNLERİ İSTİHSAL YERLERİ KAMU TÜZEL KİŞİLERİNE AİT İSTİHSAL YERLERİNİN KİRALANMASI MADDE 4 – Hazinenin veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde veya Devletin hükm ve tasarrufu altında bulunan baraj, dalyan, voli yerleri, göller, havuzlar, nehirler ve nehir ağızlarındaki su ve av yerleri ile deniz ve içsulardaki su ürünleri istihsali hakkı, o yerde kurulan ve üyeleri 5 yıldan az olmamak üzere tüzüğüne göre istihsal bölgesinde ikamet eden ve yönetmelikle tespit edilecek şartları haiz olan kooperatif birliği, kooperatif veya köy birliklerine 2490 sayılı Kanuna tabi olmaksızın öncelikle ve pazarlık suretiyle ilgili bakanlıkların mütalâası alınarak Tarım Bakanlığınca kiraya verilir. Bu gibi yerleri kiralıyan Kooperatif Birliği veya köy birlikleri bu haklarını başkalarına devredemezler. İlânı takiben bir aylık süre içinde böyle bir talep vaki olmazsa özel ve tüzel kişilere 2490 sayılı Kanun gereğince ilgili bakanlıkların mütalâası alınarak kiralanır. Kira şartnamelerinin teknik şartları ve süreleri mahallerinin özellikleri nazara alınarak ilgili bakanlıklarca tespit olunur. Üretme havuzu kurulacak istihsal yerleri istisnai olarak 30 seneye kadar kiraya verilebilir. MADDE 4.- (Değişik: 4916 – 3.7.2003 / m.21) Hazinenin veya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdeki baraj, dalyan, voli yerleri, göller, havuzlar, nehirler ve nehir ağızlarındaki av yerleri ile deniz ve iç sularda belirlenmiş yerlerdeki su ürünleri üretim hakkı; öncelikle o yerde kurulan, üyeleri beş yıldan az olmamak üzere üretim bölgesinde ikamet eden, münhasıran su ürünü üretim ve pazarlaması ile iştigal eden kooperatif, kooperatif birliği veya köy birliklerine başta Çevre ve Orman Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere ilgili bakanlıkların görüşü alınarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilecek esaslar dahilinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu esaslarına göre, gelirleri kendilerine ait olmak üzere il özel idarelerince kiraya verilir. Bu yerleri kiralayan kooperatif, kooperatif birliği veya köy birlikleri bu haklarını başkalarına devredemezler. Kooperatif, kooperatif birliği veya köy birlikleri tarafından kiralanmadığı takdirde bu üretim yerleri, ilgili bakanlıkların görüşü alınarak, diğer talep sahiplerine 2886 sayılı Kanuna göre kiraya verilir. Kira şartnamelerinin teknik şartları ve süreleri, su ürünü üretim yerlerinin özellikleri dikkate alınarak ilgili bakanlıklarca tespit olunur.

İSTİHSAL YERLERİNİN SINIRLANDIRILMASI MADDE 5 – Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan istihsal yerlerinin sınırları, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı temsilcisinin başkanlığında Maliye Bakanlığının tayin edeceği bir temsilci ile mahallî kadastro veya tapu memuru o yerin sulh hukuk hâkimliğince tayin edilecek birisi araştırma müesseselerinden ve ikisi su ürünleri istihsalinden anlayan üç bilirkişiden kurulu bir heyet marifetiyle teamülen malûm ve muayyen bulunan veya kira mukavele veya şartnamelerinde gösterildiği veçhile üç nüsha zabıt ve krokiyle tespit olunur. Bu zabıt ve krokilerin bir nüshası Tarım Orman ve Köyişleri, Bir nüshası Maliye Bakanlıklarına verilir. Bir nüshası da mahallî tapu dairesince hıfzolunur. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca zabıt ve kroki Resmî Gazete ile yayınlanır. Deniz dalyanları ile voıli yerlerinin ve mansapların sınırlarının tespitinde yukarıdaki heyete en yakın liman dairesi temsilcisi, Devlet Su İşlerinin mülkiyet ve işletmesindeki yerlerde ise bu Genel Müdürlük temsilcisi de katılır. Hazinenin ve Devlet su İşlerinin mülkiyetinde olan istihsal yerlerinin sınırlarının tespitinde birinci fıkra hükmü uygulanmaz. Bu maddede zikredilen heyette vazife gören memurların harcırahları ile bilirkişiler için mahkemece takdir edilecek ücret Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı tarafından ödenir.

YENİ İSTİHSAL YERLERİ MADDE 6 – Yeniden kurulacak ve kendiliğinden teşekkül eden istihsal yerlerinin sınırlarının tespitinde de 5 inci madde hükümleri uygulanır.

İSTİHSAL YERLERİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER MADDE 7 – (Değişik: 3288 – 15.5.1986) Genel, katma ve özel bütçeli idareler ile Devletin ve kamu iktisadi teşebbüslerinin hüküm ve tasarrufu altında bulunan su ürünleri üreme ve istihsal yerlerinin doldurulması, kurutulması, kısmen veya tamamen şeklinin değiştirilmesi veya buralardan kum, çakıl, taş çıkarılması, taş, toprak, moloz ve benzeri maddelerin dökülmesi gibi üreme ve istihsale olumsuz tesir edebilecek teşebbüslerde bulunulmadan önce Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının mütalaasına dayalı olarak ilgili mercilerden izin alınması zorunludur.

BARAJ VE SUN’İ GÖLLERDE ALINACAK TEDBİRLERİ MADDE 8 – Baraj göllerine veya ihdas olunacak diğer sunî göllere su verilmeden önce su ürünleri bakımından alınması gereken tedbirlerin tespiti için ilgililerce Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına müracaat olunması ve Bakanlıkça lüzum gösterilen tedbirlerin alınması gereklidir.

SU ÜRÜNLERİNİ ZARARDAN KORUYACAK TEDBİRLERİ MADDE 9 – İçsuların sulama, enerji istihsali gibi maksatlarla kullanılması halinde bu sularda mevcut su ürünlerinin yaşama, üreme, muhafaza ve istihsalini zarardan koruyacak tedbirlerin ilgililer tarafından alınması şarttır. Bu tedbirlerin nelerden ibaret olduğu Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca tespit olunur.

KAMU TÜZEL KİŞİLERİNE AİT DALYANLARDAN GEÇİŞ MADDE 10 – Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dalyanların kiracıları veya bunları işletenler belirli bir geçim veya istihsal faaliyetinin icabı olarak bazı iş ve sanat erbabının dalyanının faaliyetine zarar vermemek şartıyla, kendi vasıtalarıyla dalyandan geçmelerine müsaade etmekle mükelleftir. Geçiş şartları ile dalyandan geçeceklerin riayet edecekleri hususlar icap ve teamüller de nazara alınarak Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca tespit ilân olunur. Hazinenin veya Devlet Su İşlerinin özel mülkiyetinde bulunan yerlerde geçiş hakkı Medenî Kanun hükümlerine göre tespit olunur.

DALYAN CİVARINDAKİ VOLİ YERLERİNDEN FAYDALANMA MADDE 11 – Dalyan sınırları içinde veya dışında Hazineye veya Devlete ait voli yerleri ayrıca kiraya verilmedikçe veya işletilmedikçe, bütün su ürünleri müstahsilleri buralardan serbestçe faydalanabilirler. Ancak dalyan sınırları içinde olup, mevsimine göre muayyen yerlerde kurulu bulunduğu zamanlarda dalyanın avlusu cihetindeki Hazineye veya Devlete ait voli yerlerinden faydalanma hakkı dalyan sahip veya kiracılarına aittir. Dalyanın arkasında kalan Hazineye ait voli yerlerinden dalyan kurulu bulunduğu zamanlarda dahi bütün su ürünleri müstahsilleri faydalanabilir. Bu madde hükmü, özel mülkiyetteki dalyanlarda da uygulanır.

ÖZEL MÜLKİYETTEKİ DALYAN VE VOLİ YERLERİ İLE BUNLARIN KAMULAŞTIRILMASI MADDE 12 – Medenî Kanunun yürürlüğe girmesinden evvel sahipleri adına tapuya tescil edilmiş olan dalyan ve voli yerleri (Olağanüstü sebeplerin devam ettiği müddet içindeki inkıtalar hariç olmak üzere) sahipleri tarafından bizzat veya kiraya verilmek suretiyle devamlı olarak 5 sene işletilmediği veya terk edildiği takdirde kamulaştırılır. ÜRETME HAVUZLARI MADDE 13 – Ticarî maksatla karada üretme havuzu tesis ederek su ürünleri yetiştirmek istiyenler bu tesislerin yerini ve mahiyetini bildirimek ve işletmeye ait malûmatı havi proje ve planları vermek suretiyle Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığına müracaat etmekle mükelleftirler. Sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik ve ilmi bakımlardan mahzur bulunmadığı takdirde gerekli müsaade Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca verilir. Deniz ve içsularda yapılacak üretme havuzları da yukardaki hükme tabidir. Ancak bu gibi üretme havuzlarının tesisine izin verilmeden önce seyrüsefer bakımından bir engel teşkil edip etmedikleri hususunda Ulaştırma Bakanlığının mütalâası alınır. Deniz ve içsularda yapılacak üretme havuzları için 4 üncü maddenin son fıkrası hükümleri tatbik olunur.

YETİŞTİRİCİLİK MADDE 13.- (Değişik madde ve başlığı: 4950 – 22.7.2003 / m.1 – Yürürlük m.9) Su ürünleri yetiştiricilik tesisleri kurmak isteyenler, Tarım ve Köyişleri Bakanlığından izin almak zorundadır. Su ürünleri yetiştiricilik tesislerine ilişkin izinler; bu tesislere ait projenin sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik ve ilmi bakımlardan mahzur taşımaması halinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca verilir. Kurulacak yetiştiricilik tesisleri için 4 üncü maddenin son fıkrası hükümleri uygulanır. Yetiştiricilikle ilgili usul ve esaslar Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

BÖLÜM – III
GELİŞTİRME, TEŞVİK VE HİMAYE

A) GELİŞTİRME ETÜT VE ARAŞTIRMA MADDE 14 – (Değişik: 3288 – 15.5.1986) Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı su ürünleri ile ilgili her türlü araştırmaları yapmak ve yaptırmakla görevlidir.

KOOPERATİFLEŞME MADDE 15 – Su ürünleri müstahsilleri 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri hakkındaki Kanun ile 2836 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve 1163 sayılı Kanuna tabi İstihsal Kooperatifleri ve meslekin özelliklerine uygun kooperatif ve birlikler kurabilirler. Bu kooperatif ve birlikler “Su Ürünleri İstihsal Kooperatifleri”, “Su Ürünleri Satış Kooperatifleri”, “Su Ürünleri Satış Kooperatifleri Birliği ve Su Ürünleri Kredi Kooperatifleri” ismini alırlar. Kooperatif ve birliklerin ana mukavelename formülleri T. C. Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ile Ticaret Bakanlığının ilgili dairesi tarafından müştereken hazırlanır. T.C. Ziraat Bankası su ürünleri üreten ve üretimini bizzat satan kooperatif ve şahıslara açacağı kredilerde üretim ve pazarlamada kullanılan bütün araç ve gereçler Kredi Maritim sistemine (Balık üretiminde kullanılan tekne, motor, ağ v.s. benzeri araç ve gereçleri sigortalamak şartıyla krediye karşılık gösterme esası) göre teminat olarak kullanılacağı gibi, üretim, depolama ve pazarlama tesisleri tapu veya kira mukavelesi esasına göre de teminat olarak kullanılır. Denizcilik Bankası da aynı esasa göre kredi açabilir.

EĞİTİM VE ÖĞRETİM MADDE 16 – Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı, su ürünleri istihsali ile uğraşanların meslekî bilgi ve görgülerini artırmak maksadıyla, diğer bakanlıklar ile de işbirliği yaparak uzmanlar idaresinde ücretli veya ücretsiz kurslar ve meslek okulları açabilir. Propaganda eğitim ve öğretim için lüzumlu tedbirleri alır.

TEŞVİK VE HİMAYE MUAFLIKLAR MADDE 17 – Gerçek ve tüzel kişilerin su ürünlerinin istihsal, muhafaza, işleme ve nakliyesine mütaallik faaliyet kollarına yapacakları yatırımlar hakkında 31.12.1960 gün ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 202 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile eklenen 8 inci bölümün ek 3 üncü maddesindeki yatırım indirimi nispeti % 100 olarak uygulanır. 202 sayılı Kanunun geçici 7 nci maddesi ile 199 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi uygulanmaz. (Değişik 2. fıkra: 3288 – 15.5.1986) Balıkçı barınakları ve bunlara ait üst yapı tesislerinden faydalanma hakkı, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının mütalaası alınarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca süresi on yıldan az olmamak üzere su ürünleri ile ilgili kooperatif veya kooperatif birliklerine 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın pazarlıkla kiraya verilir. İlân edilen 30 günlük süre içinde kooperatifler veya kooperatif birliklerinden talep vaki olmazsa 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu gereğince Maliye ve Gümrük Bakanlığınca gerçek veya tüzelkişilere ihale ile verilir.

MADDE 18 – Su ürünlerinin istihsal ve ihracatını artırmak maksadıyla, su ürünleri istihsal ve vasıta ve malzemelerinde ithal sırasında alınan her türlü vergi, resim ve harçları indirmeye veya tamamen kaldırmaya, Yunus balığı avcılarına gerekli tüfek ve fişekleri kooperatifler eliyle meccanen vermeye Tarım Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.
BÖLÜM – IV
YASAKLAR VE ZABITA HÜKÜMLERİ

PATLAYICI VE ZARARLI MADDELER KULLANMA YASAĞI MADDE 19 – Bomba, torpil, dinamit, kapsül ve benzeri patlayıcı maddeler öldürücü veya uyuşturucu maddeler, sönmemiş kireç ve Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının müsaadesi alınmaksızın elektrik cereyanı, elektroşok ve hava tazyiki ile su ürünleri avlanması yasaktır. Tespit olunacak belli bir aydınlatma gücünü geçmemek üzere elektrik cereyanı ile aydınlatma ve münhasıran denizlerde olta ile avlanan su ürünlerinin denizden çıkarılmasında elektroşok usulünün uygulanması müsaadeye bağlı değildir. Bu maddenin uygulanmasına ait esaslar yönetmelikte gösterilir.

SULARA ZARARLI MADDE DÖKÜLMESİ MADDE 20 – Su ürünleri veya bunları istihlâk edenlerin veya kullananların sağlığına veyahut istihsal vasıtalarına malzeme, teçhizat, alet ve edevata zarar veren maddelerin içsulara ve denizlerdeki istihsal yerlerine veya civarlarına dökülmesi veya döküleceği şekilde tesisat yapılması yasaktır. Hangi maddelerin dökülmesinin yasak olduğu yönetmelikte gösterilir.

YABANCILARIN SU ÜRÜNLERİ İSTİHSALİ YASAĞI Türk vatandaşı olmayan kişilerin su ürünleri istihsal etmek üzere 476 sayılı Kara Suları Kanununun 8 inci maddesinde yazılı balıkçılık sahasına veya içsulara girmeleri ve bu sularda su ürünleri istihsal etmeleri yasaktır. MADDE 21 – (Değişik 1. fıkra: 4950 – 22.7.2003 / m.2 – Yürürlük m.9) Türk vatandaşı olmayan kişilerin su ürünleri avcılığı yapmak üzere 2674 sayılı Karasuları Kanununun 1 inci maddesinde yazılı karasularına veya 4 üncü maddesinde yazılı içsulara girmeleri ve bu sularda su ürünleri avcılığında bulunmaları yasaktır. Ancak, 3 üncü maddenin 7 nci bendinde yazılı yabancı turistler ile Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının müsaadesi gereğince 14 üncü maddede gösterilen etüt ve araştırma işlerinde çalışacak yabancılar bu hükümden müstesnadır.

AKAR SULARDA ENGELLEMELER YAPILMASI YASAĞI MADDE 22 – Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının müsaadesi alınmadan akarsularda su ürünlerinin geçmesine veya yetişmesine engel olacak şekilde ağlar kurulması, bent, çit ve benzeri engeller yapılması yasaktır. Akarsular üzerinde kurulmuş ve kurulacak olan baraj ve regülâtör gibi tesislerde su ürünlerinin geçmesine mahsus balık geçidi veya asansörleri yapılması ve bunların devamlı olarak işler durumda bulundurulması mecburidir.

GENEL YASAKLAR, TAHDİT VE MÜKELLEFİYETLER MADDE 23 -

a) Su ürünleri istihsalinde kullanılan istihsal vasıtalarının haiz olmaları gereken asgari vasıf ve şartlar ile bunların kullanma usul ve esasları; Sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik, ilmî bakımlardan bölgeler, mevsimler, zamanlar, su ürünleri cinsleri, çeşitleri, ağırlık, irilik, büyüklük gibi vasıfları ve istihsali yasak olan su ürünlerinden arızî olarak istihsal olunanların deniz veya içsulara iadeleri veya bunlar için yapılacak sair muameleler yönetmelikle düzenlenir.

b) (Değişik 1. fıkra: 4950 – 22.7.2003 / m.3 – Yürürlük m.9) Sağlık, memleket ekonomisi, seyrüsefer, teknik ve bilimsel yönlerden bölgeler, mevsimler, zamanlar, su ürünleri cinsleri, çeşitleri, ağırlık, irilik, büyüklük gibi vasıflar bakımından konulacak yasak, sınırlama ve yükümlülükler yönetmelikle düzenlenir. Su ürünlerinden yapılacak insan gıdaları ile sanayide kullanılacak maddelerin imalât, standardizasyon, iç tüketim, ihracat ve bunların kontrol usulleri yönetmelikle düzenlenir.

TROL MADDE 24 -

a) İçsular, Marmara Denizi, İstanbul ve Çanakkale boğazlarında her çeşit trol ile su ürünleri istihsali yasaktır. İlmî maksatlarla yapılacak incelemelerde trol kullanılabilir.

b) Kara sularımız dahilinde dip trolü ile su ürünleri istihsali şekli ayrı bir yönetmelikle düzenlenir. Bu yönetmelik hükümlerine aykırı olarak dip trolü ile su ürünleri istihsali yasaktır.

c) Orta su trolü hakkında 23 üncü madde hükümleri uygulanır. Ancak orta su trolünün dip trolü olarak kullanılması yasaktır. d) Münhasıran sünger avında kullanılan kankava trolden sayılmaz.

YASAK SU ÜRÜNLERİNİN SATIŞ, NAKLİ VE İMALATTA KULLANILMASI MEMNUİYETİ MADDE 25 – Zamanlar, mevsimler, cins, nev’i, çeşit, irilik, ağırlık, büyüklük itibariyle istihsali yasak olan su ürünlerinin, yasağın devam ettiği müddet zarfında her ne suretle olursa olsun satışı, nakli, imalâtta kullanılması yasaktır. 19, 24 üncü maddeler hükümlerine aykırı olarak istihsal edilen su ürünleri zabıt ve müsadere edilerek haklarında 29 ve 34 üncü madde hükümleri uygulanır.
BÖLÜM – V
BALIKHANELER

BALIKHANELER VE SATIŞ ÜZERİNDEN ALINACAK ÜCRET MADDE 26 – (Değişik: 3288 – 15.5.1986) Balıkhaneler, su ürünlerinin açık artırma ile toptan satışının, muhafazasının, kalite ve sağlık kontrolünün yapıldığı yerlerdir. Balıkhaneler, belediyelerle gerçek veya tüzelkişiler tarafından kurulur ve işletilir. Balıkhanelerde, belediyeler tarafından alınacak ücretin miktarı satış bedelinin %3′ünü geçemez. Bunun dışında her ne ad altında olursa olsun başka bir resim ve ücret alınmaz. Balıkhanelerin kuruluş ve işletme esasları, Başbakanlık, İçişleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarının görüşü alınarak, çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

MADDE 27 – (…) (Madde 27, 15 Mayıs 1986 tarih ve 3288 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)
BÖLÜM – VI
ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

BİLGİ VE BELGE VERMEK MADDE 28 – Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının, su ürünleri müstahsilleri ile su ürünleri ile iştigal eden tacir, sanayici ve esnaftan bu işlerine mütaallik lüzumlu göreceği bilgileri ve belgeleri isteyebilir. İstenilen bilgi ve belgeleri ilgililer tayin edilen müddet içinde ve istenilen şekilde vermeye mecburdurlar. Bu madde gereğince verilen ferdi ve hususî bilgi ve belgeler ifşa edilemeyeceği gibi verenler aleyhine delil ve vesika olarak da kullanılmaz.

YASAK VASITA VE HÜKÜMLERİN İSTİSNAEN KULLANILMASI MADDE 29 – Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlıkları münhasıran ilmî ve teknik etüt ve araştırmalar yapılması maksadıyla ve su ürünleri avcılığında kullanılması yasak vasıta ve usullerin muayyen yerlerde ve muayyen müddetle,bu hususta vazifeli ve salâhiyetli kıldığı kimseler tarafından kullanılmasına müsaade edebilir. Yasak vasıta ve usullerle yapılan ilmî ve teknik etüt ve araştırmalardan elde edilen su mahsulleri hiçbir suretle satılamaz, gerekirse imha olunur.

ÖDENEK MADDE 30 – Bu kanunun 14, 16 ncı maddelerinde yazılı işlerin gerektirdiği giderleri karşılamak üzere her yıl Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı bütçesine lüzumlu ödenek konulur.

TEFTİŞ VE MURAKABE MADDE 31 – Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığının su ürünleri müstahsillerini, su ürünleri ile iştigal eden tacir, sanayici ve esnaf ile bunların işyerlerini, balıkhaneleri, istihsal yerlerini ve istihsal vasıtalarını Bakanlık teftiş Kurulu vasıtasıyla teftiş ve kontrol ettirerek mevzuata göre gerekli muameleyi yapmaya yetkilidir. Bu bakanlıklar diğer memurlarına da bu görevi verebilir.
BÖLÜM – VII
USÜL HÜKÜMLERİ

MUHAKEME USULÜ MADDE 32 – Bu kanunda yazılı suçlara ait takibat Meşhut Suçlar Kanunu hükümlerine göre yapılır. 20, 21, 24 üncü maddelerdeki suçlara ait davalar asliye ceza mahkemelerinde, bu kanunda yazılı diğer suçlara ait davalar sulh ceza mahkemelerinde görülür. MADDE 32.- (Değişik: 4950 – 22.7.2003 / m.4 – Yürürlük m.9) Bu Kanunda yer alan mahkemece yerine getirilecek görevler zaruret görülmeyen hallerde sulh ceza mahkemelerince onbeş gün içerisinde evrak üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır.

MADDE 33 – Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı teşkilâtında ve Bakanlığa bağlı su ürünleri ile ilgili teşekküllerde su ürünlerinin, deniz ve içsuların muhafaza ve murakabesi ile vazifelendirilen memur ve hizmetlileri ile emniyet ve jandarma kuvvetleri bu kanunla ve bu kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı, bu kanun şümulüne giren suçlar hakkında zabıt varakası tutmak, suçta kullanılan istihsal vasıtalarını zaptetmek ve bunları, 34 üncü madde hükmü mahfuz kalmak şartı ile, adli mercilere teslim etmekle vazifeli ve yetkilidirler. Gümrük sahil ve orman muhafaza teşkilâtı mensupları, belediye zabıtası amir ve mensupları, kamu tüzel kişilerine bağlı muhafız bekçi ve korucular ile gümrük, belediye ve hükümet veteriner ve doktorları, Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı mensupları ile Emniyet ve Jandarma teşkilâtının bulunmadığı yerlerde köy muhtar ve ihtiyar heyetleri üyüleri yukarıdaki görevleri yapmakla mükelleftirler. KORUMA VE KONTROL MADDE 33.- (Değişik madde ve başlığı: 4950 – 22.7.2003 / m.5 – Yürürlük m.9) Tarım ve Köyişleri Bakanlığı teşkilatında ve Bakanlığa bağlı su ürünleri ile ilgili teşekküllerde su ürünlerinin, deniz ve içsuların koruma ve kontrolü ile görevlendirilen personel ile emniyet, jandarma, sahil güvenlik, gümrük ve orman muhafaza teşkilatları mensupları, belediye zabıtası amir ve mensupları, kamu tüzel kişilerine bağlı muhafız, bekçi ve korucular ile emniyet ve jandarma teşkilatının bulunmadığı yerlerde köy muhtar ve ihtiyar heyeti üyeleri bu Kanunla ve bu Kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı, bu Kanun kapsamına giren suçlar hakkında zabıt varakası tutmak, suçta kullanılan istihsal vasıtalarını ve elde edilen su ürünlerini zapt etmek ve bunları 34 üncü madde hükmü saklı kalmak şartı ile adli mercilere teslim etmek; ek madde 3′te yer alan hükümler çerçevesinde idari para cezalarını kesmekle vazifeli ve yetkilidirler.

ZAPTEDİLEN SU ÜRÜNLERİ MADDE 34 – Zaptolunan su ürünlerinden insan gıdası olarak kullanılanların, muhakeme neticesine kadar muhafaza edilmesi mümkün değilse en yakın veteriner hekim veya hükümet, belediye veya sağlık merkezi tabiplerinden birine veya Devlet hastanesinde muayene ettirilmek suretiyle insan gıdası olarak istihlâkinde mahzur görülmeyenler derhal mahallin en büyük maliye memuru marifetiyle ve Maliye teşkilâtı bulunmayan yerlerde belediye veya ihtiyar heyeti tarafından en yakın satış yerinde açık artırma suretiyle satılır. Satışa ait bir zabıt varakası tanzim olunarak satış bedeli tahkikat neticesine kadar adli mercilerin emrinde olmak üzere Maliye veznesine emaneten yatırılır. Sanığın mahkûmiyetinin kesinleşmesi halinde satış bedeli ilgili vezneye gönderilir. Zaptolunan su ürünlerinden kullanılması veya istihlâki mahzurlu görülenler yetkililerin raporlarına müsteniden sanayide kullanılır veya imha olunarak keyifyet bir zabıtla tevsik edilir. Zaptedilen su ürünlerinden insan gıdası olarak kullanılmıyan ve muhakeme neticesine kadar muhafazasına imkân olmıyanlar için de yukarıdaki esaslar uygulanır. ZAPT EDİLEN SU ÜRÜNLERİ VE İSTİHSAL VASITALARI MADDE 34.- (Değişik madde ve başlığı: 4950 – 22.7.2003 / m.6 – Yürürlük m.9) Zapt edilen su ürünleri ve istihsal vasıtaları hakkında aşağıdaki işlemler yapılır:

a) Zapt edilen canlı olmayan su ürünlerinden insan tüketiminde veya sanayide kullanılması mümkün, ancak muhakeme neticesine kadar muhafaza edilmesi mümkün olmayanlar, en yakın Bakanlık laboratuarında veya kamu kuruluşlarında görevli veteriner hekim, Hükümet, belediye veya sağlık merkezi tabiplerinden birine muayene ettirilir. Tüketiminde veya kullanılmasında sakınca görülmeyenler, derhal mahallin en büyük maliye memuru marifetiyle, maliye teşkilatı bulunmayan yerlerde belediye veya ihtiyar heyeti tarafından en yakın satış yerinde açık artırma sureti ile satılır. Satışa ait bir zabıt tutanağı düzenlenerek, satış bedeli tahkikat sonucuna kadar adli mercilerin emrinde olmak üzere maliye veznesine emaneten yatırılır. Sanığın mahkumiyetinin kesinleşmesi halinde satış bedeli ilgili vezneye gönderilir. Satılamayan veya muhammen bedel üzerinden alıcı bulamayanlardan, insan tüketiminde kullanılması mümkün olanlar Bakanlıkça belirlenen sosyal yardım kurumlarına bağışlanır.

b) Zapt edilen istihsal vasıtalarından sahipleri belli olanlar, muhakeme neticesine kadar yedieminde tutulur. Zapt edilen istihsal vasıtalarından sahiplenilmeyen ve avcılıkta kullanılmasında sakınca görülmeyenler on günlük süre sonunda mahallin en büyük maliye memuru marifetiyle satılır. Satılamayanlar ve avcılıkta kullanılması sakıncalı görülenler bilimsel kuruluşlara bağışlanır.

c) Bağışlanamayan su ürünleri ve istihsal vasıtaları imha edilir. İnsan tüketiminde kullanılması sakıncalı görülen, sanayide hammadde olarak kullanılması mümkün olmayan veya kullanılması mümkün olmakla birlikte satılamayan su ürünleri hakkında da aynı işlem uygulanır. Bu Kanunla ve bu Kanuna istinaden konulan yasaklardan dolayı zapt edilen su ürünlerinden canlı olanların deniz ve içsulara iadeleri veya bunlar için yapılacak diğer işlemler yönetmelikle düzenlenir.

MÜSADERE OLUNAN EŞYA VE SU ÜRÜNLERİ MADDE 35 – Bu kanun hükümlerine göre mahkemece müsaderesine karar verilen muhafazası mümkün su ürünleri ile istihsal vasıtaları hüküm kesinleştikten sonra bedeli ilgili vezneye gönderilmek üzere Maliye veznesine emaneten yatırılır. Yasak olan eşyadan satışı mahzurlu görülenlerin imhasına ve imha şekline mahkeme karar verir.
BÖLÜM – VIII
CEZA HÜKÜMLERİ

CEZALAR MADDE 36 – (Değişik: 3288 – 15.5.1986) Bu Kanundaki ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerdeki yasak, tahdit ve mükellefiyetlere aykırı hareket edenlere verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir.

a) 1. 3 üncü maddenin ikinci fıkrasına göre ruhsat tezkeresi almadan su ürünleri istihsal edenler, yedinci fıkraya göre ruhsat tezkeresi almakla mükellef olmadıkları halde, bu fıkradaki maksat dışında su ürünleri istihsal edenler, altıncı fıkra gereğince ruhsat tezkerelerini yetkili mercilere vize ettirmeden fıkrada gösterilen yerlerde su ürünleri istihsal edenler onbin liradan yirmibeşbin liraya kadar, 2. 3 üncü maddenin üçüncü fıkrası gereğince, gemileri için ruhsat tezkeresi almayan gemi sahipleri veya donatanları, ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar, 3. Ruhsat tezkerelerini, talep vukuunda ilgililere göstermeyenler, beşbin liradan onbin liraya kadar, Ağır para cezası ile cezalandırılır.

b) 7 nci maddede belirtilen fiilleri ilgili mercilerden izin almadan yapanlar, fiilin içsularda olması halinde yirmibin liradan yüzbin liraya, denizlerde olması halinde beşyüzbin liradan beşmilyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca çıkarılan kum, çakıl, taş ve benzeri maddeler zapt ve müsadere edilir.

c) İç sularda 19 uncu madde hükümlerine aykırı hareket edenler üç aydan altı aya kadar hapis cezası ile birlikte yüzbin liradan beşyüzbin liraya kadar, aynı madde hükümlerine denizlerde riayet etmeyenler ise altı aydan iki seneye kadar hapis cezası ile birlikte, beşyüzbin liradan ikimilyon liraya kadar ağır par cezası ile cezalandırılır.

d) 20 nci maddeye göre çıkarılacak yönetmelikteki yasak ve tahditlerle mükellefiyetlere riayet etmeyenler, yüzbin liradan birmilyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Suç, fabrika, imalathane ve atölye gibi tesis sahipleri tarafından işlenildiği takdirde, birmilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para cezası hükmolunur. Bu gibilerin faaliyetlerinin durdurulmasına ve masrafları kendilerine ait olmak üzere tesislerinin zarar vermeyecek hale getirilmesine karar verilir. 20 nci maddeye aykırılık teşkil eden durumun kalktığı Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığnınca tespit edilerek mahkemeye bildirildiği takdirde, aynı mahkemece bu tesislerin yeniden faaliyetine izin verilir.

e) 21 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenler iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır ve istihsal ettikleri su ürünleri ile bunların istihsalinde kullanılan istihsal vasıtaları, zapt ve müsadere olunur.

f) 22 nci maddeye aykırı hareket edenler, onbin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Bu gibilerin faaliyetleri durdurulur ve masrafları kendilerine ait olmak üzere engellerin kaldırlmasına karar verilir.

g) 23 üncü maddenin (a) bendine göre çıkarılacak yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler, yirmibin liradan ellibin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar ve suç konusu su ürünleri zapt ve müsadere olunur. Aynı maddenin (b) bendine göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere, ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezası verilir. Suç konusu su ürünleri zapt ve müsadere olunur. Bu kabil su ürünlerini bilerek satanlar, nakledenler veya bunları imalatında kullananlara yirmibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası verilir. Ayrıca suç konusu su ürünleri zapt ve müsadere edilir.

h) 24 üncü maddeye göre çıkarılan yönetmelikdeki dip trole müteallik yasak ve tahditlere ve mükellefiyetlere aykırı hareket edenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile birlikte, ikimilyon liradan altımilyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır ve istihsal olunan su ürünleri zapt ve müsadere olunur. Tekerrür halinde iki misli ceza hükmolunur ve suç knusu su ürünlerinin istihsalinde kullanılan istihsal vasıtaları zapt ve müsadere edilir. Yasak bölgelerde veya yasak zaman ve mevsimlerde dip trol ağları denizde veya toplanıp bordaya alınmış durumda tespit edilenlerle, göz açıklıkları tayin olunan asgari ölçülerden küçük dip trolü ağlarını her ne suretle olursa olsun gemilerinde bulunduranlar, yukarıdaki fıkraya göre cezalandırılır. Orta su trolünü veya kombine trolünü dip trolü olarak kullananlar hakkında, birinci fıkradaki cezalar hükmolunur. 24 üncü maddedeki yasaklara ve tahditlere aykırı olarak istihsal edilmiş su ürünlerini bilerek satanlar, nakledenler veya bunları imalatında kullananlara, yirmibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunmakla beraber, ayrıca suç konusu su ürünleri de zapt ve müsadere edilir.

i) 25 inci madde ile satışı, nakli ve imalatta kullanılması yasak edilen su ürünlerini bilerek satanlar, nakledenler veya imalatta kullananlar hakkında, yirmibin liradan yüzbin liraya kadar ağır para cezası hükmolunur ve ayrıca suç konusu su ürünleri de zapt ve müsadere edilir.

MADDE 36.- (Değişik: 4950 – 22.7.2003 / m.7 – Yürürlük m.9) Bu Kanundaki ve bu Kanuna göre çıkarılacak yönetmeliklerdeki yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenlere verilecek cezalar aşağıda gösterilmiştir.

a) 3 üncü maddenin; 1. İkinci fıkrasına göre ruhsat tezkeresi almadan su ürünleri istihsal edenler ikiyüzellimilyon lira, 2. Üçüncü fıkrası gereğince, gemisi için ruhsat tezkeresi almayan gemi sahipleri veya donatanları birmilyar lira, 3. Beşinci fıkrası gereğince, ruhsat tezkerelerini ilgililere göstermeyenler ikiyüzelli milyon lira, 4. Altıncı fıkrası gereğince ruhsat tezkerelerini yetkili mercilere vize ettirmeden fıkrada gösterilen yerlerde su ürünleri istihsal edenler yüzelli milyon lira, 5. Yedinci fıkrasına göre çıkarılacak yönetmelikteki usul ve esaslara aykırı hareket edenler yüzelli milyon lira idari para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca üçüncü madde ile zorunlu kılınan ruhsat tezkeresini almadan elde edilen su ürünleri zapt ve mahkemece müsadere edilir. Yedinci fıkraya göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırılık durumunda da aynı işlem uygulanır. Eylemin ruhsatsız gemilerle tekrarı halinde avcılıkta kullanılan ağ, olta ve benzeri istihsalin gerçekleştirildiği araçlar zapt ve mahkemece müsadere edilir.

b) 7 nci maddede belirtilen fiilleri ilgili mercilerden izin almaksızın yapanlara, fiilin içsularda gerçekleşmesi halinde bir milyar lira, denizlerde vuku bulması halinde ise iki milyar lira idari para cezası verilir. Çıkarılan kum, çakıl, taş ve benzeri maddelerin zapt ve mahkemece müsaderesi ile ilmi ve teknik bakımlardan istihsal yerlerinin eski şekline döndürülmesinin mümkün olduğu durumlarda, masrafları yapanlara ait olmak üzere eski şekline döndürülmesine karar verilir.

c) 13 üncü maddenin birinci fıkrasına aykırı olarak kurulduğu Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilen tesis sahiplerine bir milyar lira idari para cezası verilir. Tesisin yönetmelikte belirtilen şartlara uygun hale getirilmesi için altmış gün süre tanınır. Bu süre sonunda aykırılığın devam etmesi durumunda iki milyar lira idari para cezası verilir. Aykırılığın giderilmesi ya da tesisin faaliyetine son verilmesi için otuz gün daha süre verilir. Bu süre sonunda aykırılığın devam ediyor olması durumunda üç milyar lira idari para cezası ve tesisin mahkemece kapatılmasına karar verilir. 13 üncü maddeye göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere bir milyar lira idari para cezası verilir.

d) 19 uncu maddeye aykırı hareket edenler bir milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır. İstihsal edilen su ürünleri ile aykırılığa neden olan eşya, alet, edevat, teçhizat zapt ve mahkemece müsadere edilir.

e) 20 nci maddeye göre çıkarılan yönetmelikteki yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenler bir milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır. Suç; fabrika, imalathane ve atölye gibi tesis sahipleri ve bunların sorumlu kıldığı kişiler tarafından işlenildiği takdirde, on milyar lira idari para cezası hükmolunur. Bu gibilerin faaliyetlerinin durdurulmasına ve masrafları kendilerine ait olmak üzere tesislerinin zarar vermeyecek hale getirilmesine mahkemece karar verilir. 20 nci maddeye aykırılık teşkil eden durumun kalktığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerince tespit edilerek mahkemeye bildirildiği veya tesis sahiplerinin talebi üzerine mahkemece belirlendiği takdirde, aynı mahkemece bu tesislerin yeniden faaliyetine izin verilir.

f) 21 inci maddenin birinci fıkrasına aykırı hareket edenler beş milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır ve istihsal ettikleri su ürünleri ile bunların istihsalinde kullanılan istihsal vasıtaları, zapt ve mahkemece müsadere edilir.

g) 22 nci maddeye aykırı hareket edenler beşyüz milyon lira idari para cezası ile cezalandırılır. Bu gibilerin faaliyetleri mahkemece durdurulur ve masrafları kendilerine ait olmak üzere engellerin kaldırılmasına karar verilir.

h) 23 üncü maddenin (a) bendi ile (b) bendinin birinci fıkrasına göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere, beşyüz milyon lira idari para cezası verilir, istihsal olunan su ürünleri zapt ve mahkemece müsadere edilir. Aykırılığın gırgır ağları ile avlanan balıkçı gemileri kullanılarak yapılması halinde, bu gemilerin sahip veya donatanlarına ceza iki misli olarak uygulanır. Suçta kullanılan gemiler ile gerçek ve tüzel kişilerin ruhsat tezkereleri; suçun ilk defa işlenmesi halinde bir ay, ikinci defa işlenmesi halinde üç ay süre ile geri alınır, tekrarlanması halinde iptal edilir. Aykırılığın bu Kanuna istinaden bölgeler, mevsimler ve zamanlar bakımından konulacak düzenlemelere uyulmayarak işlenmesi halinde, gemiler haricindeki istihsal vasıtaları da zapt ve mahkemece müsadere edilir. 23 üncü maddenin (b) bendinin ikinci fıkrasına göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere bir milyar lira idari para cezası verilir.

i) 24 üncü maddenin (a) bendinde belirtilen alanlarda trol ile su ürünleri istihsalinde bulunanlar üç milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır ve istihsal olunan su ürünleri ile istihsal vasıtaları zapt ve mahkemece müsadere edilir. 24 üncü maddeye göre çıkarılan yönetmelikteki dip trolüne ilişkin yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı hareket edenler iki milyar lira idari para cezası ile cezalandırılır, istihsal olunan su ürünleri zapt ve mahkemece müsadere edilir. Suçta kullanılan gemiler ile gerçek ve tüzel kişilerin ruhsat tezkereleri; suçun ilk defa işlenmesi halinde bir ay, ikinci defa işlenmesi halinde üç ay süre ile geri alınır, tekrarlanması halinde iptal edilir. Aykırılığın bu Kanuna istinaden bölgeler, mevsimler ve zamanlar bakımından konulacak düzenlemelere uyulmayarak işlenmesi halinde, gemiler haricindeki istihsal vasıtaları da zapt ve mahkemece müsadere edilir. Yasak bölgelerde veya yasak zaman ve mevsimlerde dip trol ağları denizde veya toplanıp bordaya alınmış durumda tespit edilenler, göz açıklıkları tayin olunan asgari ölçülerden küçük dip trolü ağlarını her ne suretle olursa olsun gemilerinde bulunduranlar ile orta su trolünü veya kombine trolü dip trolü olarak kullananlar hakkında, ikinci fıkradaki cezalar hükmolunur.

j) 23 ve 24 üncü madde ile getirilen yasak, sınırlama ve yükümlülüklere aykırı olarak elde edilen su ürünleri ile 25 inci madde ile satışı, nakli ve imalatta kullanılması yasak edilen su ürünlerini satanlar, nakledenler veya bunları imalatta kullananlar, işleyenler, muhafaza edenler ve ihraç edenler beşyüz milyon lira idari para cezası ile cezalandırılır. Ayrıca suç konusu su ürünleri ile yapılan imalatlar zapt ve mahkemece müsadere edilir.

k) 26 ncı maddeye göre çıkarılacak yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenlere, yediyüzelli milyon lira idari para cezası verilir. Ayrıca, suç konusu su ürünleri zapt ve mahkemece müsadere edilir.

l) 28 inci maddede belirtilen bilgi ve belgeleri, ilgililere zamanında ve doğru olarak vermeyenler, ikiyüz milyon lira idari para cezası ile cezalandırılır.

m) 29 uncu madde hükümlerine aykırı hareket edenler, ikiyüzelli milyon lira idari para cezası ile cezalandırılır. Suç konusu yasak vasıtalar zapt ve mahkemece müsadere edilir. Bu maddede yazılı idari para cezaları, tam boyu oniki metre dahil yirmiiki metreye kadar olan gemiler için iki katı, yirmiiki metre ve daha uzun gemiler için üç katı olarak uygulanır. Bu maddede sayılan suç konusu fiillerin tekrarı halinde idari para cezaları iki misli olarak uygulanır. Suç konusu fiillerin tekrarı, suçun tespit edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde ilk cezaya konu suçun tekrar işlenmesini ifade eder.

BÖLÜM – IX
YÜRÜRLÜK HÜKÜMLERİ

YÖNETMELİKLER MADDE 37 – Kanunun 19, 20, 23, 24 ve 27 nci maddelerine ait yönetmelikler kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç 6 ay içinde yürürlüğe konulur.

MADDE 38 – Bu kanunun 7, 8, 9, 10 ve 22 nci maddelerinde öngörülen hususlarda 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Vazife ve Salâhiyetleri Hakkındaki Kanunda Devlet Su İşlerine tanınan haklar ve yetkileri bakidir.

YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLER MADDE 39 – 27 Ağustos 1287 tarihli Dersaadet ve Bilâdi Selâsede Midye ve İstiridye İhracı Hakkındaki Nizamname, 18 sefer 1299 tarihli Zabitai Saydiye Nizamnamesi, 19 Nisan 1298 tarihli Dersaadet ve Tevabiî Balıkhane İdaresine dair Nizamname, 6 Nisan 1340 tarihli İstanbul ve Tevabiî Balıkhanesine müteallik Nizamnamesinin birinci ve üçüncü maddelerinde muharrer rüsumun tezyidine dair 465 sayılı Kanun, 18 Sefer 1299 tarihli Zabıtai Saydiye Nizamnamesine bazı mevad tezyiline dair 18.01.1926 tarih ve 721 sayılı Kanun, 22 Nisan 1926 tarihli ve Zabıtai Saydiye ve İstanbul ve Tevabiî Balıkhane İdareleri Nizamnamelerinin bazı mevaddını muaddil 820 sayılı Kanun, 5639 sayılı Kanunun 3, 4 ve 5 inci maddeleri Kaçakçılığın Men ve Takibine dair 1918 sayılı Kanunun bazı maddelerinin tadiline dair 6829 sayılı Kanunun 2 nci ek maddesinin IV Nolu bendi ile 5887 sayılı Harçlar Kanununun 10 uncu cetvelin 57 Nosu yürürlükten kaldırılmıştır.(*) 815 sayılı Kabotaj Kanununun 3 üncü maddesindeki yasaklar bu kanunun 3 üncü maddesinin 7 nci bendine uygun hareket eden yabancı turistler ile 14 üncü maddeye göre etüt ve araştırma işlerinde çalıştırılacak yabancılara uygulanmaz. Bu kanunun uygulanmasında diğer kanunların bu kanuna aykırı olan hükümleri tatbik olunmaz.

EK MADDE 1 – (3288 – 15.5.1986) 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununda geçen “Ticaret Bakanlığı” ile “Tarım Bakanlığı” deyimleri “Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı”, “Tüzük” deyimi “Yönetmelik” olarak değiştirilmiştir.

EK MADDE 2 – (3288 – 15.5.1986) 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu ile bu Kanunda geçen yönetmelik Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığınca bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde hazırlanarak yayımlanır.

EK MADDE 3.- (Ek: 4950 – 22.7.2003 / m.8 – Yürürlük m.9) Bu Kanunun 36 ncı maddesinde yer alan idari para cezaları mahallin en büyük mülki amiri ile denizlerde Sahil Güvenlik Komutanlığı bot komutanları tarafından kesilir ve mahallin en büyük mal memurluğuna yatırılır. Mülki amirler ceza kesme yetkilerini 33 üncü maddede belirtilen görevlilere önceden ilan etmek şartıyla devredebilirler. Cezaların kesilme usulleri, makbuzların şekli, dağıtımı ve kontrolü hususundaki usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. Cezalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. İdari para cezalarına karşı cezanın tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idare tarafından verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinden inceleme yapılarak karara bağlanır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.

GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun yayımlandığı tarihte genel hükümlere göre kurulmuş olan su ürünleri kooperatiflerinden 15 inci maddeye göre Tarım Satış Kooperatifleri ve birlikleri ile Tarım Kredi Kooperatifleri ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunlarına göre teşkilâtlanmak isteyenler statülerinde adi Genel Kurul toplantıları için derpiş olunan toplanma ve karar nisapları ile kooperatiflerini feshedebilirler. (*) 29 Şubat 1952 tarih ve 5887 sayılı (HARÇLAR KANUNU), 2 Temmuz 1964 tarih ve 492 sayılı (HARÇLAR KANUNU) nun 139 uncu maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ve bu kanuna bağlı (8) sayılı tarifenin 15 No.sında Kara ve Deniz av tezkereleri için yeni hükümler konulmuştur.

GEÇİCİ MADDE 2 – Bu kanunun 19, 20, 23, 24 ve 27 nci maddelerine ait yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar 39 uncu maddede yazılı hükümlerin alâkalı kısımlarının uygulanmasına devam olunur.

GEÇİCİ MADDE 3 – Su Ürünleri Teşkilât Kanunu yürürlüğe girinceye kadar bu kanunun kirilamalara ilişkin hükümleri Maliye Bakanlığınca yerine getirilir. GEÇİCİ MADDE 3 – (…) (Geçici Madde 3, 19.7.2003 tarih ve 25173 sayılı R.G.’de yayımlanan, 3.7.2003 tarih ve 4916 sayılı Kanunun 38. maddesinin (d) bendi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)

GEÇİCİ MADDE 1 – (3288 – 15.5.1986) Halen faaliyette bulunan sanayi kuruluşları ve işyerleri, bu Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren bir yıl içerisinde, atık suların ve zararlı maddelerin su ürünleri üreme ve istihsal yerlerine ve civarlarına akmasını önleyecek tedbirleri almak ve arıtma tesislerini kurmak ve işletmekle yükümlüdür.

GEÇİCİ MADDE 2 – (3288 – 15.5.1986) Bu Kanunun yürürlüğünden önce faaliyetleri men edilmiş bulunan sanayi kuruluşları ile işyerleri hakkında da geçici 1 inci madde hükmü uygulanır ve bunlar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren faaliyetlerine devam edebilirler.

GEÇİCİ MADDE 3 – (3288 – 15.5.1986) Bu Kanuna göre hazırlanacak yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, mevcut tüzüğün bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.

GEÇİCİ MADDE 4.- (4916 – 3.7.2003) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce Maliye Bakanlığı tarafından kiraya verilen su ürünü üretim yerleri ile kaynak ve yer altı sularına ait bedeller, 31.12.2003 tarihine kadar Maliye Bakanlığınca tahsil edilmeye devam olunur.

MADDE 40 – Bu kanunun 15 inci maddesi ile geçici birinci maddesi hükümleri yayımı tarihinde, diğer hükümleri yayımından altı ay sonra yürürlüğe girer.

MADDE 41 – Bu kanunun hükümlerini Bakanlar kurulu yürütür.

Bu yazı Genel, Hayvancılık kategorisine gönderilmiş ve , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>